linki günceLLemeyeceğim.
38 mb’Lık dökümanı şuRadan ( rpdshr) indiRebiLirsiniz. MerakLı oLanLar aceLe etsin derim.
linki günceLLemeyeceğim.
38 mb’Lık dökümanı şuRadan ( rpdshr) indiRebiLirsiniz. MerakLı oLanLar aceLe etsin derim.
linki günceLLemeyeceğim.
38 mb’Lık dökümanı şuRadan ( rpdshr) indiRebiLirsiniz. MerakLı oLanLar aceLe etsin derim.
You fill up my senses
like a night in the forest
like the mountains in springtime,
like a walk in the rain
like a storm in the desert,
like a sleepy blue ocean
you fill up my senses,
come fill me again.
Come let me love you,
let me give my life to you
let me drown in your laughter,
let me die in your arms
let me lay down beside you,
let me always be with you
come let me love you,
come love me again.
eserin notaLarına( scoRe ) buRadan uLaşabiLirsiniz.
You fill up my senses
like a night in the forest
like the mountains in springtime,
like a walk in the rain
like a storm in the desert,
like a sleepy blue ocean
you fill up my senses,
come fill me again.
Come let me love you,
let me give my life to you
let me drown in your laughter,
let me die in your arms
let me lay down beside you,
let me always be with you
come let me love you,
come love me again.
eserin notaLarına( scoRe ) buRadan uLaşabiLirsiniz.
Bir bilge kişi, çölde öğrencileri ile otururken "Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz?" diye sordu;"Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?"
Öğrencilerden biri, " Uzaktaki sürüye bakarım" dedi. " Koyunu, keçiden ayıramadığım zaman, akşam olmuş demektir.”
Başka bir öğrenci söz aldı ve " Hocam" dedi. " İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır."
Bilge kişi, uzun süre sustu.
Öğrenciler meraklandılar ve "Siz ne düşünüyorsunuz hocam?" diye sordular.
Bilge kişi bu soruyu şöyle yanıtladı: "Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi, çirkin mi, siyah mı, beyaz mı diye ayırmadan, ona ‘Bacım’ diyebildiğimde… Ve yine yürürken önüme çıkan erkeği, zengin mi, yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuş, aydınlık başlamıştır."
Bir bilge kişi, çölde öğrencileri ile otururken "Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz?" diye sordu;"Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?"
Öğrencilerden biri, " Uzaktaki sürüye bakarım" dedi. " Koyunu, keçiden ayıramadığım zaman, akşam olmuş demektir.”
Başka bir öğrenci söz aldı ve " Hocam" dedi. " İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır."
Bilge kişi, uzun süre sustu.
Öğrenciler meraklandılar ve "Siz ne düşünüyorsunuz hocam?" diye sordular.
Bilge kişi bu soruyu şöyle yanıtladı: "Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi, çirkin mi, siyah mı, beyaz mı diye ayırmadan, ona ‘Bacım’ diyebildiğimde… Ve yine yürürken önüme çıkan erkeği, zengin mi, yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuş, aydınlık başlamıştır."
Makam: Hicâz
Usûl : Semâi
Beste: Teoman Alpay
Güfte: Suat Sayın
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar
Sevgilim sen olmasan bu dünya neye yarar?
Her ân seni düşünür, her ân seni yaşarım
Seni sevmekten değil, kaybetmekten korkarım
Birgün beni unutup başkalarına bakma
Birazcık sevgin varsa beni yalnız bırakma
Her ân seni düşünür, her ân seni yaşarım
Seni sevmekten değil, kaybetmekten korkarım
Lejla Jusic’in 2007 de çıkan “O ljubavi” aLbümündendir.
LeyLa yusiç. saraybosnaLı soprano. saraybosna müzik akademisi mezunudur. sayısız güzel operada solistlik yaptı. doçent oLup eserLeri birkaç dilde icra yapıyor. bosna’nın ninnilerini, türkülerini, ilahilerini eşsiz yorumuyla öyle söylüyor ki iç yakıyor. Bosna-hersek kültürüne katkılarından dolayı ödülleri var. ( kaynak )
LejLa Jusic ( sevemez kimse seni )
kimseye söyLemezseniz bir sır vereceğim size.
Henüz çocuk sayılabiLecek bir yaşta öyLe aşk/meşk nedir daha biLmezken, dünyanın neden böyLe reziL, insanların neden böyLe bedbaht oLduğuna kahırLanmayı biLmezken daha, bu şarkıyı dinLeyip ( rahmetLi zeki müRen’in yorumuydu yanıLmıyorsam ) gizLice gözyaşı dökerdim. Çok şükür o zamanLar da “normaL” değiLmişim
Zeki müRen – Sevemez kimse seni
bu aRada zeki müren’ e neden paşa dendiğiyLe iLgiLi şu fıkra da iLginizi çeker mi acaba?
Lejla Jusic – hasret çektim
Bosna Hersek’te savaş sonrası sanat ve müzik hayatı ne durumda?
Savaştan sonra gelen barış sanat çevresini elbette hareketlendirdi. Fakat burada şunu söylemeliyim ki, biz savaş boyunca Saraybosna’da müzik yapmayı sürdürdük. Bu Bosnalı sanatçılar olarak, bize saldıranlara bir tepkimizdi bir anlamda. Onun için savaştan sonra yepyeni bir sayfa açılmadı. Ama yine de savaşın sona ermesi pek çok kolaylık getirdi bize.
Bosna halkının sanata ve müziğe ilgisi ne düzeyde?
Gerek bizim yaptıklarımıza, gerekse yabancı sanatçıların ortaya koyduklarına Bosnalıların büyük ilgisi var. Bu her zaman böyleydi. Tevazuyu bir kenara bırakıp söylemeliyim ki, eski Yugoslavya’da en önemli şarkıcılar, gruplar Saraybosna’dan yetişiyordu. Halk da ortaya konulanlara karşı çok ilgili ve bilinçli.
Biz Bosna müziklerini Goran Bregoviç’le tanıyoruz. Kendisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Goran hakkında tabiî ki çok olumlu düşüncelerim var. Bizim oralardan çıkan ve dünya çapında tanınan belki de en önemli sanatçı o. Aynı zamanda onun müziği Boşnakların yerel motifleriyle besleniyor. Onun müziği tümüyle Balkanları anlatıyor.
Bosna müziği nelerden ve hangi kültürlerden etkilenmiş? Osmanlı kültürünün müziğinize etkisi ne derece?
Sorunuzun ikinci kısmını yanıtlamak istiyorum. Osmanlı kültürünün Bosna müziğine etkisi çok büyük. Ve bu benim özel ilgi ve uzmanlık alanıma giriyor. Osmanlı kültüründen bizim oralara kalanlar benim araştırma alanımı oluşturuyor. Zaten ben ‘kalanlar’ı müzikal renklerle anlatmaya çalışıyorum. Savaş sonrası Bosna’nın yerel müziklerini ortaya çıkarma üzerine yoğunlaştım. Halk şarkıları yanında klasik müzik ve ilahiler de ilgimi çekiyor. İstanbul konseri, tüm bunların sahnedeki buluşması olacak.
Bosna’da Türk müziği takip ediliyor mu?
Bosna da Türk müziği çok dinleniyor. Örneğin bir radyonun yaptığı ilk on listesinde mutlaka Türkçe parçalar vardır. Bosnalılar kardeş ülke Türkiye’deki sanatçıları çok yakından tanıyor.
Bosna’nın yerel tınıları Bosna Hersek’in en ünlü solistlerinden biri olan Leyla Yusiç, 1971 yılında Saraybosna’da dünyaya geldi. Saraybosna Müzik Akademisi’nde şan eğitimi alan Yusiç, öğrenciliği döneminde Yugoslavya’da kazandığı pekçok ödülün ardından profesyonel müzik yaşamında başarılarını sürdürdü. Ardında bıraktığı toplu mezarlardan bugün hâlen onlarca ceset çıkan kanlı Sırp saldırıları sonrasında, müziğini Bosna’nın yerel tınılarını ortaya çıkarma üzerine kuran Yusiç, çalışmalarını hâlen Saraybosna Üniversitesi’nde sürdürüyor.
Makam: Hicâz
Usûl : Semâi
Beste: Teoman Alpay
Güfte: Suat Sayın
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar
Sevgilim sen olmasan bu dünya neye yarar?
Her ân seni düşünür, her ân seni yaşarım
Seni sevmekten değil, kaybetmekten korkarım
Birgün beni unutup başkalarına bakma
Birazcık sevgin varsa beni yalnız bırakma
Her ân seni düşünür, her ân seni yaşarım
Seni sevmekten değil, kaybetmekten korkarım
Lejla Jusic’in 2007 de çıkan “O ljubavi” aLbümündendir.
LeyLa yusiç. saraybosnaLı soprano. saraybosna müzik akademisi mezunudur. sayısız güzel operada solistlik yaptı. doçent oLup eserLeri birkaç dilde icra yapıyor. bosna’nın ninnilerini, türkülerini, ilahilerini eşsiz yorumuyla öyle söylüyor ki iç yakıyor. Bosna-hersek kültürüne katkılarından dolayı ödülleri var. ( kaynak )
LejLa Jusic ( sevemez kimse seni )
kimseye söyLemezseniz bir sır vereceğim size.
Henüz çocuk sayılabiLecek bir yaşta öyLe aşk/meşk nedir daha biLmezken, dünyanın neden böyLe reziL, insanların neden böyLe bedbaht oLduğuna kahırLanmayı biLmezken daha, bu şarkıyı dinLeyip ( rahmetLi zeki müRen’in yorumuydu yanıLmıyorsam ) gizLice gözyaşı dökerdim. Çok şükür o zamanLar da “normaL” değiLmişim
Zeki müRen – Sevemez kimse seni
bu aRada zeki müren’ e neden paşa dendiğiyLe iLgiLi şu fıkra da iLginizi çeker mi acaba?
Lejla Jusic – hasret çektim
Bosna Hersek’te savaş sonrası sanat ve müzik hayatı ne durumda?
Savaştan sonra gelen barış sanat çevresini elbette hareketlendirdi. Fakat burada şunu söylemeliyim ki, biz savaş boyunca Saraybosna’da müzik yapmayı sürdürdük. Bu Bosnalı sanatçılar olarak, bize saldıranlara bir tepkimizdi bir anlamda. Onun için savaştan sonra yepyeni bir sayfa açılmadı. Ama yine de savaşın sona ermesi pek çok kolaylık getirdi bize.
Bosna halkının sanata ve müziğe ilgisi ne düzeyde?
Gerek bizim yaptıklarımıza, gerekse yabancı sanatçıların ortaya koyduklarına Bosnalıların büyük ilgisi var. Bu her zaman böyleydi. Tevazuyu bir kenara bırakıp söylemeliyim ki, eski Yugoslavya’da en önemli şarkıcılar, gruplar Saraybosna’dan yetişiyordu. Halk da ortaya konulanlara karşı çok ilgili ve bilinçli.
Biz Bosna müziklerini Goran Bregoviç’le tanıyoruz. Kendisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Goran hakkında tabiî ki çok olumlu düşüncelerim var. Bizim oralardan çıkan ve dünya çapında tanınan belki de en önemli sanatçı o. Aynı zamanda onun müziği Boşnakların yerel motifleriyle besleniyor. Onun müziği tümüyle Balkanları anlatıyor.
Bosna müziği nelerden ve hangi kültürlerden etkilenmiş? Osmanlı kültürünün müziğinize etkisi ne derece?
Sorunuzun ikinci kısmını yanıtlamak istiyorum. Osmanlı kültürünün Bosna müziğine etkisi çok büyük. Ve bu benim özel ilgi ve uzmanlık alanıma giriyor. Osmanlı kültüründen bizim oralara kalanlar benim araştırma alanımı oluşturuyor. Zaten ben ‘kalanlar’ı müzikal renklerle anlatmaya çalışıyorum. Savaş sonrası Bosna’nın yerel müziklerini ortaya çıkarma üzerine yoğunlaştım. Halk şarkıları yanında klasik müzik ve ilahiler de ilgimi çekiyor. İstanbul konseri, tüm bunların sahnedeki buluşması olacak.
Bosna’da Türk müziği takip ediliyor mu?
Bosna da Türk müziği çok dinleniyor. Örneğin bir radyonun yaptığı ilk on listesinde mutlaka Türkçe parçalar vardır. Bosnalılar kardeş ülke Türkiye’deki sanatçıları çok yakından tanıyor.
Bosna’nın yerel tınıları Bosna Hersek’in en ünlü solistlerinden biri olan Leyla Yusiç, 1971 yılında Saraybosna’da dünyaya geldi. Saraybosna Müzik Akademisi’nde şan eğitimi alan Yusiç, öğrenciliği döneminde Yugoslavya’da kazandığı pekçok ödülün ardından profesyonel müzik yaşamında başarılarını sürdürdü. Ardında bıraktığı toplu mezarlardan bugün hâlen onlarca ceset çıkan kanlı Sırp saldırıları sonrasında, müziğini Bosna’nın yerel tınılarını ortaya çıkarma üzerine kuran Yusiç, çalışmalarını hâlen Saraybosna Üniversitesi’nde sürdürüyor.
Son Yorumlar